Uzmandan Kış Uyarısı: Egzama Sadece Cilt Kuruluğu Değil

Medicana International İstanbul Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, kış aylarında artış gösteren egzamanın basit bir kuruluk problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, hastalığın kronik seyirli ve cilt bariyer bozukluğuyla ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Aralık 18, 2025 - 13:59
 0   128bin
Uzmandan Kış Uyarısı: Egzama Sadece Cilt Kuruluğu Değil

Medicana International İstanbul Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Elmas, kış mevsimiyle birlikte artan egzama şikayetlerine karşı önemli uyarılarda bulundu. Soğuk hava, düşük nem oranı ve kapalı ortamlarda yoğun kalorifer kullanımının cilt bariyerini zayıflattığını belirten Elmas, bu durumun kuruluk, kaşıntı ve egzama ataklarını tetiklediğini söyledi.

Cildin doğal koruyucu tabakasının bozulmasının su kaybını hızlandırdığını ifade eden Elmas, kış aylarında kaşıntı, kızarıklık, çatlama ve alevlenmelerin daha sık görüldüğünü belirtti. Özellikle atopik dermatiti olan kişiler, bebekler, yaşlılar ve hassas cilt yapısına sahip bireylerin bu dönemde daha fazla risk altında olduğunu vurguladı.

Birçok hastanın yaz aylarında şikayet yaşamadığını ancak kışla birlikte ciddi kuruluk ve kaşıntı sorunlarının başladığını aktaran Elmas, bunun cilt bariyerinin kış koşullarından doğrudan etkilendiğinin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Elmas, kış aylarında farkında olmadan yapılan bazı günlük alışkanlıkların cilt sağlığını olumsuz etkilediğine de dikkat çekti. Çok sıcak ve uzun süreli duşlar, sık sabun ve deterjan kullanımı, kaloriferle ısıtılan kuru ortamlarda uzun süre bulunma ve sert lif, kese ya da peeling uygulamalarının cildin doğal yağ tabakasını yok ederek su kaybını artırdığını söyledi.

Toplumda egzamanın yalnızca basit bir kuruluk problemi olarak algılanmasının önemli bir hata olduğunu vurgulayan Elmas, egzamanın kronik seyirli, alevlenmelerle ilerleyen ve enfeksiyon riskini artırabilen bir hastalık olduğunun altını çizdi. Kış aylarında artan kaşıntı ve çatlakların uyku kalitesini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Elmas, uzun süren şikayetlerin “mevsimseldir, geçer” düşüncesiyle ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Cilt sağlığını korumak için basit ama düzenli önlemlerin yeterli olabileceğini belirten Prof. Dr. Elmas, duş süresinin kısa tutulması, ılık su kullanılması ve duştan sonraki ilk üç dakika içinde nemlendirici uygulanmasının önemine dikkat çekti. Gün içinde en az iki kez yoğun nemlendirici kullanımı, sabunsuz temizleyicilerin tercih edilmesi ve sık el yıkayanların her yıkama sonrası el kremi kullanmasının cilt bariyerini güçlendirdiğini ifade etti.

İki haftadan uzun süren kaşıntı, çatlama, sarı kabuklanma, akıntı gibi enfeksiyon belirtileri görülmesi ya da uygulanan tedavilere rağmen döküntülerin düzelmemesi halinde mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Elmas, erken tanı ve doğru tedavinin hem hastalığın ilerlemesini önlediğini hem de yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevgi Sevgi 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Canına Vay Canına 0