Kısa mesajlarla net cevap veremeyen, göz göze gelmeyi ya da cesur adımlar atmayı beceremeyen birçok insan var. Ama her şeye rağmen, son yıllarda sinema ve sosyal medyada hiç olmadığı kadar romantizm, sağlıklı ilişkiler ve birbiri için çabalayan insanları görüyoruz.
Bunun dışında “yearning” kavramına da filmlerde ve dizilerde sıkça rastlıyoruz. Peki, yearning nedir? Türkçeye çevirmek gerekirse, yearning “birine duyulan özlem” olarak özetlenebilir. Ancak bu tanım eksik kalır; çünkü yearning, arzu, hayranlık ve bekleyişin iç içe geçtiği bir kavramdır. Yani içerisinde sanata ilham veren tüm duygular var diyebilirim.
Günümüzdeki ilişkiler gibi hesaplı değil, doğrudan yaşanan bir kavramdır. Yüzeyselliğin doruk yaptığı günümüzde bunu filmlerde, müziklerde görmek oldukça normal. İnsanlar gerçek olana, sevgiye ve arzuya ihtiyaç duyuyor. Yearning, fiziksel yakınlıktan önce gelen duygusallığı temsil ettiği için insanlar bu ihtiyacını gerçek olmayan senaryoların içinde kendini düşleyerek karşılıyor.
Birini gerçekten tanımaya çalışmak, onun için adım atmak ve buna karşılık görmek herkesi mutlu eder. Umarım bu kavram, filmler ve diziler dışında gerçek hayatta da modern ilişkilerimize yansır. İdealize edilmeden, insanların birbirini tanıdığı o eski günlere geri dönmemiz dileğiyle…Sevgiyle kalın