Üstün Yetenekli Çocuklar Neden Farklı Bir Eğitime İhtiyaç Duyuyor?
Biruni Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, üstün yetenekli öğrencilerin farklı öğrenme biçimleri nedeniyle doğru anlaşılmasının hem bireysel başarı hem de eğitim kalitesi açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Üstün yetenekli öğrenciler, klasik eğitim kalıplarına her zaman uyum sağlayamayabiliyor. Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı’na göre bu öğrencilerin doğru anlaşılması, yalnızca bireysel başarı için değil, eğitimin genel kalitesi açısından da belirleyici bir unsur.
Doç. Dr. Sayı, üstün yetenekli çocukların öğrenme hızları, ilgi alanları ve düşünme biçimlerinin akranlarından farklı olabildiğini belirterek, bu durumun eğitim ortamlarında daha esnek ve zenginleştirilmiş yaklaşımları zorunlu kıldığını ifade ediyor. Erken yaşlardan itibaren yoğun merak duygusu, sorgulama eğilimi ve farklı bakış açıları geliştiren bu öğrenciler, pasif öğrenme modelleri yerine sürece aktif olarak dahil olmak istiyor.
Bu çocukların mantık temelli açıklamalara daha açık olduğuna dikkat çeken Sayı, adalet duygularının güçlü olduğunu ve sınıf içi etkileşimde söz sahibi olmayı önemsediklerini vurguluyor. Eğitim ortamlarında bu özelliklerin fark edilip desteklenmesi, öğrencinin okulla kurduğu bağı güçlendirirken motivasyonunu da artırıyor.
Türkiye’de üstün yetenekli öğrenciler için en önemli destek mekanizmalarından biri Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM). Sayı, bu merkezlerde öğrencilerin okul saatleri dışında proje temelli ve zenginleştirilmiş eğitimler aldığını, aynı zamanda benzer özelliklere sahip akranlarıyla bir araya gelerek hem sosyal hem de akademik olarak gelişme imkânı bulduğunu belirtiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 18 milyonu aşmış durumda. Resmi tanılama kriterlerine göre bu kitlenin yaklaşık yüzde 2’sinin üstün yetenekli kabul edilmesi, desteklenmesi gereken oldukça geniş bir öğrenci grubuna işaret ediyor.
Doç. Dr. Sayı’na göre sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için öğretmenlerin de bu alanda güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Üstün yetenekli öğrencilerin bilişsel olduğu kadar sosyo-duygusal ihtiyaçlarının da doğru okunması gerektiğini belirten Sayı, hizmet içi eğitimler ve uygulamaya dönük çalışmaların sınıf içi öğretimi daha nitelikli hale getirdiğini ifade ediyor.
Üstün yetenekli çocukların doğru rehberlik ve uygun eğitim ortamlarıyla buluşturulmasının, yalnızca bireysel başarıları değil, toplumun uzun vadeli gelişimini de desteklediğini vurgulayan Sayı, bu alandaki farkındalığın artırılmasının eğitimde kaliteyi yükselten temel adımlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
