Savaşın Ortasında Bir Umut: Ukraynalı Askerlere Ücretsiz Sperm Dondurma Desteği
Ukrayna, savaşın dördüncü yılına girerken yalnızca cephede değil, nüfus yapısında da ciddi bir mücadele veriyor. Rusya’nın işgaliyle yüzbinlerce insanın ülkeyi terk ettiği, milyonlarca kişinin de dağılmış ailelere dönüştüğü bu dönemde hükümet, askerlerin geleceğini korumak adına dikkat çeken bir adım attı: Ücretsiz sperm dondurma hizmeti.
Cephe hattına yakın bir noktadan konuşan 35 yaşındaki Ukrayna Ulusal Muhafız Birliği mensubu Maxim, konuyu açık sözlülükle dile getiriyor:
“Biz ölürsek gen havuzumuz ölüyor. Bu sadece savaş değil; milletimizin devamlılığıyla ilgili.”
İzne çıktığında eşi tarafından Kiev’deki bir kliniğe götürülen Maxim, burada ücretsiz olarak verilen sperm örneğini dondurdu. Eğer kendisine bir şey olursa eşi, ileride bu örneği kullanarak çocuk sahibi olabilecek.
Yasanın çıkışı tartışma yaratmıştı
Ukrayna’daki özel üreme merkezleri, işgalin başladığı 2022’den itibaren askerlere ve kadınlara kriyoprezervasyon hizmeti sunmaya başlamıştı. Ancak ilk yasa, bağışçı öldüğünde tüm örneklerin imhasını şart koşuyordu. Bu durum, savaşta eşini kaybeden kadınların dondurulmuş sperm üzerinde hiçbir hak iddia edememesine neden oldu.
Milletvekili Oksana Dmitrieva’nın girişimleriyle yasa değiştirildi ve ölümden sonra üç yıl boyunca örneklerin saklanmasına izin verildi. Böylece geride kalan eşler, önceden alınmış yazılı izinle bu örnekleri kullanabilir hale geldi.
Dmitrieva, bu adımı şöyle özetliyor:
“Askerlerimiz geleceğimizi savunuyor. Biz de onlara kendi geleceklerini koruma şansı vermeliyiz.”
Savaş, doğurganlık üzerinde doğrudan etkili
Kiev’deki devlet Üreme Tıbbı Merkezi, ocak ayından bu yana askerleri programa kabul ediyor. Şimdilik kayıtlar az, ancak klinik yöneticileri talebin arttığını gözlemliyor.
Merkezin direktörü Oksana Holikova, savaşın kadınlar üzerindeki etkisini şu sözlerle anlatıyor:
“Panik atak yaşayanlar var, çoğu antidepresan kullanıyor. Hamile kalmak istemeyen çok kadın var çünkü füze saldırıları sırasında sığınaklara koşmak zorunda kalacaklarını düşünüyorlar.”
Klinikte doğum yapan kadın sayısının yarı yarıya düşmüş olması da bunun somut göstergesi.
Eşini savaşta kaybeden Katerina’nın mücadelesi
Katerina Malyshko ile eşi Vitaly, çocuk sahibi olmak için tedavi görüyordu. Üç embriyoları bile vardı. Ancak Vitaly bir bombardımanda hayatını kaybetti. Katerina, kliniğin kendisine eşinin embriyolarını kullanamayacağını söylemesiyle ikinci kez yıkıldı.
Altı ay süren hukuk mücadelesinin ardından mahkeme, Katerina’nın embriyoları kullanma hakkı olduğuna hükmetti.
Kararı gözyaşları içinde şöyle anlatıyor:
“Bu yalnızca anne olma hakkım değil; kocamın anısını yaşatma mücadelem.”
Katerina henüz çocuk sahibi olmaya hazır olmadığını söylüyor ancak ileride bu hakkı kullanmak istiyor.
Askerler arasında tabunun kırılması zaman alıyor
Maxim, askerlerin programa katılmasını sağlamanın en zor yan olduğunu söylüyor:
“Erkekler çoğu şeyi saklar ama çoğumuzun psikolojik sorunları var. Konuşmaya cesaret etmeleri gerekiyor.”
Klinik direktörü Holikova da askerlere sperm dondurma seçeneğinin silah altına alındıkları anda sunulması gerektiğini düşünüyor:
“Tıpkı DNA testi bırakmaları gibi… Bu da bir güvence.”
Savaş bitse bile etkileri yıllarca sürecek
Ukrayna, savaşın ardından nüfus kaybını telafi etmek için ciddi bir mücadele vermek zorunda. Bu nedenle hükümet, üreme sağlığı hizmetlerini genişletmeyi ve özellikle asker ailelerine destek programlarını güçlendirmeyi hedefliyor.
Maxim’in sözleri, birçok askerin ortak duygusunu özetliyor:
“Belki yarın öleceğim. Ama en azından eşim benimle bir gelecek kurma şansını kaybetmesin.”
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevgi
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Vay Canına
0
